DOCENDO DISCIMUS

Bu kitap, çağımızın en büyük çelişkisini açığa çıkarıyor:
İlerleme olarak adlandırdığımız süreç, sessizce kendi yok oluş mimarimizi inşa ediyor.”

Kapitalizm neden yalnızca kriz üretmekle kalmaz, aynı zamanda kendi sonunun maddi koşullarını da yaratır?
İnsanlık, küresel yıkımın eşiğinde hangi tarihsel ve siyasal yol ayrımına sürüklenmektedir?

Kıyamet Kapitalizmi, bireyin bir veri kırıntısına, doğanın ise tükenebilir bir hammadde deposuna indirgenişini mercek altına alarak çağdaş iktidar rejimini bütüncül bir analizle çözümler. Dijital gözetim, algoritmik tahakküm, biyoteknolojik eşitsizlikler ve ekolojik çöküş; bu kitapta birbirinden kopuk krizler olarak değil, tek ve kapsamlı bir sömürü rejiminin farklı yüzleri olarak ele alınır. Bu rejim, yazarın kavramsallaştırmasıyla, Exterminizm çağıdır.

Derin ekoloji, yerli bilgi sistemleri, post-hümanist etik ve panpsişist düşünceyi bir araya getirerek; insan–teknoloji ve insan–doğa ilişkilerinin radikal biçimde yeniden kurulabileceği post-kapitalist imkânları tartışmaya açar.

Bu kitap, karanlığı teşhir ettiği kadar, o karanlığın içindeki çıkış yollarını da işaret eder: müşterek yaşamın, kolektif direnişin ve yeni bir özgürlük tahayyülünün hâlâ mümkün olduğunu savunur.
Kıyamet Kapitalizmi, yok oluşun eşiğinde bile yeniden kurmanın mümkün olduğuna dair güçlü, cesur ve ısrarlı bir çağrıdır.

Kıyamet Kapitalizmi

Eksterminizmin Yükselişi ve Bir Yok Oluş Rejiminin Anatomisi

Kitap, Marx’ın üretim ilişkileri analizini 21. yüzyılın maddi gerçekliğiyle yeniden düşünerek; dijital prekarya, veri işçiliği ve dikkat ekonomisi gibi güncel sömürü biçimlerini tarihsel bir süreklilik içinde konumlandırır. Ancak Kıyamet Kapitalizmi yalnızca teşhir eden bir çalışma değildir.